<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<!-- generator="Blogcu.com" -->
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2full.xsl" type="text/xsl"?>
<rss version="2.0">
    <channel>
        <title>Umuda salınmış bir selamdır tAmara...</title>
        <description>Dicle ve Munzur akar toprağa,
Topraktaki güne duran tomurcuklara,
Bezenir sarıya,kırmızıya,yeşile,
Umut dolu günlere...</description>
        <link>http://serhattamara.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 05 Dec 2009 17:56:03 +0100</lastBuildDate>
        <generator>Blogcu.com</generator>
        <image>
            <url>http://img03.blogcu.com/v2/images/avatar-165.gif</url>
            <title>Serhat Tamara</title>
            <link>http://www.blogcu.com/kullanici/serhattamara</link>
            <description><![CDATA[Blog sahibi Serhat Tamara Profiline gitmek için tıklayın.]]></description>
        </image>
        <language>tr</language>
        <copyright>Copyright serhattamara - Blogcu</copyright>
        <item>
            <title>denklem</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/denklem/6475664</link>
            <description><![CDATA[<P>yalnız analar ağlıyor, göz yaşları kutsal. gülümseme dünyanın her yerinde gülümseme, ağlamak dünyanın her yerinde aynı. acı, bir gün boğacak insanları, ama kötü insanları. iyi insanlara ne acı dokunacak ne de ölüm. </P>
<P>yaşam bu, güçlükle yutkunuyoruz. kötücül duygular sarmış her yanımızı, kötü bir oyun bu başka bişey değil. söz eksik ama başka çare yok. </P>
<P>Güneşli bir gün var dışarda ama hiç bir şey eski halini almayacak. </P>
<P>&nbsp;</P>
<P>kendinin dışında yaşamak nasıl bir şey? taşlarla, kuşlarla, ağaçlarla, saatsiz...</P>
<P>herşey, ayakların, ellerin bile bir aldatmaca. gelin görün gökyüzünü, yer yüzünü. </P>
<P>Ama hala aklımızda dünyayı kurtaracak düşünceler,planlar,eylemler...</P>
<P>Yüreğimizde sıcak ve yasak! duygular. </P>
<P>Belki, çoğu kez anlamını sorgulamadan...</P>
<P>Yalnız geçiyor yıllar, yollar...</P>
<P>&nbsp;</P>
<P><IMG height=341 src="http://img03.blogcu.com/v2/images/editor/s/e/r/serhattamara/938191546270158_1259680841.jpg" width=489></P>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/denklem/6475664</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Bulut olmak istiyorum </title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/bulut-olmak-istiyorum/6369520</link>
            <description><![CDATA[Bulut olmak istiyorum <br /><br /><strong>&Ouml;ld&uuml;kten sonra <br />Bir bulut olsam <br />Duramam <br />Alıp başımı giderim <br />Yağmur duası okunan diyarlara <br /><br /><br />Bir bulut olsam yollarım <br />Yollarım <br />Ateşten oklarımı zul&uuml;m tapınaklarına</strong> <br /><br />Bir bulut yumuşacık bembeyaz <br />Pamuk tarlası u&ccedil;suz bucaksız <br />Gezer tozarım <br />Resim defterlerini d&uuml;nya &ccedil;ocuklarının <br /><br />Cehennem sıcağında yananları <br />Unutmak ne kelime <br />Ne g&uuml;ne duruyorum <br />G&uuml;neş şemsiyesi olmasam <br /><br />Renkten renge bi&ccedil;imden bi&ccedil;ime <br />Resimler &ccedil;izeceğim <br />G&ouml;z alıcı <br />Seyre doyulmayan <br /><br />B&ouml;yle bir bulut g&ouml;rseniz <br />G&uuml;n&uuml;n birinde <br />N&rsquo;olur g&uuml;l&uuml;mseyin <br />El sallayın <br /><br /><strong>Hamza Yavuz / Kasım 1997, Zap </strong>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/bulut-olmak-istiyorum/6369520</guid>
        </item>
        <item>
            <title>...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/-/6325954</link>
            <description><![CDATA[<img border="0" width="472" src="http://img03.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/dsc06216_1257164378.jpg" height="439" /><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/-/6325954</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Aşk...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/ask/6322396</link>
            <description><![CDATA[<p><br />Aşk&hellip;?</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk-&Ouml;fke-boşluk&hellip;<br /></p><p><br />&Ouml;fken dinsin ki yazılanı anlayabil yoksa her s&ouml;ylediğim başkalaşır ve en olmadık şeye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r.</p><p>Bir boşluk oluştu g&ouml;zlerimde, ne s&ouml;ylense inanacaktım&hellip; İnandım.</p><p>Kelimeleri, uğultuları, karanlığı, suyu, r&uuml;zg&acirc;rı, sarhoşluğu, bir &ouml;mre yetecek yalanları bile. Yani her şeyi dinledim ve herkesi.</p><p>Aslında aşkı, inancı dinlemek istedim, ama her yer g&ouml;r&uuml;nt&uuml; ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n &ouml;tesindeki başka g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler, bir &ccedil;eşit yalan yani. Bu &ccedil;ağda, bu kadar g&ouml;r&uuml;nt&uuml; odaklıyken her şey g&uuml;venmek, yakınlaşmak ve aşık olmak&hellip;</p><p>Ama bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler bana şunu &ouml;ğretti; &ouml;yle ger&ccedil;ekler var ki her şeyi anlatırken bile sır kalmalı&hellip;</p><p>İ&ccedil;i kartlaşmış insanlar tanıdım, yalancı, her k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; yapabilecek, varla-yok arası insanlar. Bilmek istemediği şeyleri bilince insan, ruhu inciniyor, &ouml;yle g&uuml;vensiz &ouml;yle yalnız hissediyor ki kendini, bilmek, g&ouml;rmek, duymak istemiyor artık ruhum. Ve bir şeyin başlangıcı başka bir şeyin sonu &ldquo;basitliğinde&rdquo;. Başlangı&ccedil; ve son&hellip; Yalan&hellip; Yalnızlık ve papatyalar&hellip;Aşk&hellip;</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk&hellip;?</p><p>&nbsp;</p><p>İstanbul&rsquo;a veda edemeden bir par&ccedil;amı bırakmaktı.</p><p>Varlığının bir par&ccedil;ası olarak kabullenmekti g&ouml;zlerini.</p><p>Her g&ouml;z g&ouml;rmez, her kulak duymaz, her ten dokunamaz aşka. G&ouml;rmek, duymak, dokunmaktır aşk&hellip;</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk&hellip;?</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk aslında onun mutlu olmasını istemektir.</p><p>Aşk, hakkında &ccedil;ok şey bilme(me)k, konuşma(ma)k, yazma(ma)k tır, ama asıl olan onu bulmak, yaşamaktır(zor olsa da).</p><p>Hangi sınır aşka dayanabilmiş ki denir ve hangi ayrıntı fark edilebilir ki &acirc;şık olunca. Ve aşk aslında fark etmektir.</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk&hellip;?</p><p>&nbsp;</p><p>İnsanı değiştirir t&uuml;m hallerinden, &ccedil;&uuml;nk&uuml; aşktır insanı cesur kılan.</p><p>Her rengi onunla g&ouml;rmek, her tadı onunla bulmak, her g&uuml;zelliği onunla yaşama isteğidir aşk.</p><p>Ve ne kadar yalan s&ouml;yler ink&acirc;r eder sekte, onun hakkında ileri geri konuşursak ta, en derinlerde bir yerimiz de muhtacızdır aşka.</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk&hellip;?</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk; inancı, acıyı, g&uuml;lmeyi,ihaneti, g&uuml;veni, h&uuml;zn&uuml; bilmektir. Yalanı da bilmektir aşk &ccedil;&uuml;nk&uuml; her şeye sahip olmak ister&hellip; aşk&hellip; İnsanın kendisine rağmen oluşan şey&hellip;aşk&hellip; hem en doğru hem en yanlış. Zor, &ccedil;elişkili. Ve aşkın olduğu yerde er ya da ge&ccedil; ayrılık vardır&hellip;</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk&hellip;?</p><p>&nbsp;</p><p>Aşk kendini gizlese de biz ona gitmeyi deneyelim, belki o zaman kabuğumuzu kırıp ışığı-g&uuml;zeli g&ouml;ren g&ouml;zlerimiz olur, dil h&uuml;km&uuml;n&uuml; yitirirmiş &ccedil;&uuml;nk&uuml;. Ne olursa olsun, b&uuml;t&uuml;n kapılar kapansa bile, her şey bize y&uuml;z &ccedil;evirse zor her an yanı başımızda olsa bile umudumuzu kaybetmeyelim, &ccedil;&uuml;nk&uuml; a&ccedil;ılacaktır her dem ruhumuza yeni bir kapı. Ve &ccedil;&uuml;nk&uuml; aşk insanın kendi i&ccedil;ine yolculuğudur aslında. Ve aşk değiştirir, her şeyi&hellip; Bildiğimiz her şeyi, duyduğumuz, tattığımız her şeyi&hellip;</p><p>&nbsp;</p><p>Hayatımızda her zaman aşk olması dileği ile&hellip;<br /><br /><br /></p>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/ask/6322396</guid>
        </item>
        <item>
            <title>...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/-/6322074</link>
            <description><![CDATA[<img border="0" src="http://img03.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/4709_90724596117_566201117_1869748_6217114_n_1257002036.jpg" /><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/-/6322074</guid>
        </item>
        <item>
            <title>bağlanmayacaksın...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/baglanmayacaksin/6268746</link>
            <description><![CDATA[BAĞLANMAYACAKSIN <br /><br />Bağlanmayacaksın bir şeye, &ouml;yle k&ouml;r&uuml; k&ouml;r&uuml;ne. <br />"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. <br />Demeyeceksin işte. <br />Yaşarsın &ccedil;&uuml;nk&uuml;. <br />&Ouml;yle beylik laflar etmeye gerek yok ki. <br />&Ccedil;ok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. <br /><br />Ve zaten genellikle o daha az sever seni, <br />Senin onu sevdiğinden. <br />&Ccedil;ok sevmezsen, &ccedil;ok acımazsın. <br />&Ccedil;ok sahiplenmeyince, &ccedil;ok ait de olmazsın hem. <br />Hatta elini ayağını bile &ccedil;ok sahiplenmeyeceksin. <br />Senin değillermiş gibi davranacaksın. <br />Hem hi&ccedil;bir şeyin olmazsa, kaybetmekten de <br />korkmazsın. <br />Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. <br />&Ccedil;ok eşyan olmayacak mesela evinde. <br />Paldır k&uuml;ld&uuml;r y&uuml;r&uuml;yebileceksin. <br />İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, <br />&Ccedil;atıların g&ouml;ky&uuml;z&uuml;yle birleştiği yerleri sahipleneceksin. <br />G&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; sahipleneceksin, <br />G&uuml;neşi, ayı, yıldızları... <br />Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. <br />"O benim." diyeceksin. <br />Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin... <br />Mesela g&ouml;kkuşağı senin olacak. <br />İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait <br />olacaksın. <br />Mesela turuncuya, yada pembeye. <br />Ya da cennete ait olacaksın. <br />&Ccedil;ok sahiplenmeden, &Ccedil;ok ait olmadan yaşayacaksın. <br />Hem her an avu&ccedil;larından kayıp gidecekmiş gibi, Hem <br />de hep senin kalacakmış gibi hayat. <br />İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...<br /><br /><strong>Can Y&uuml;cel</strong>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/baglanmayacaksin/6268746</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Çewlik...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/cewlik/5849985</link>
            <description><![CDATA[<img border="0" width="452" src="http://img03.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/g_r_nt_027_1248339352.jpg" height="471" /><br /><br /><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/cewlik/5849985</guid>
        </item>
        <item>
            <title>...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/-/5849868</link>
            <description><![CDATA[" Kuşku inancın ikiz kardeşidir. ve olduğunu bilmeyecek kadar yalnız bir acıdır. Kuşku; mutsuz ve deli bir buluntudur ve onu doğuran &ouml;z anası bile onu bulup sarıldığında korkuyla geriler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kuşku kendi yaraları iyileşip sağalıncaya dek ger&ccedil;egi bilmeyecektir.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Halil Cibran<br />"Yalanla kurtulacağına hakikatle yok olması yeğdir d&uuml;nyanın..."<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanın kalbi kırılınca ger&ccedil;ekten, inancı da azalıyor sevgi(li)ye. Başka bir cevabı olmasa da adına &ouml;zlem deyip yanıldığını sanıyor insan. Ve zamanla tatsız, yarım kalmış bir masal gibi&nbsp;bakıyor ge&ccedil;mişe.&nbsp;&nbsp;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anılar gibi sevgi de solgunlaşır mı?&nbsp;G&ouml;r&uuml;len, duyulan, dokunulan, hissedilen herşey solgunlaşır mı? Yoksa yalnızlığın başka bir bi&ccedil;imi mi bu?&nbsp;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ge&ccedil;mişin de geleceğin de yalnız olduğunu&nbsp;ama bir şeylerin i&ccedil;imizden hi&ccedil; gitmeyeceğini biliyorum artık.&nbsp;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İ&ccedil;inden ge&ccedil;tiğimiz zamanın ger&ccedil;eği; bizim asla sahip olamayacağımız aşklar var. Eski, ge&ccedil;miş, kaybolmuş insanların aşkları, eski kalplerin, yalansız kalplerin aşkları...<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bir noktadan sonra insanlar barışamıyor hi&ccedil; bir şeyle, &ccedil;&uuml;nk&uuml; araya giren zaman ve mekan farklığı ayrılık olmaktan &ccedil;ıkıp her şeyi ağır ağır yabancılaştırıyor.&nbsp;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kalbim gizliden gizliye s&ouml;z vermiş gibi, ne yapsam ne yana d&ouml;nsem aynı y&uuml;z. İ&ccedil;imde halen bir şeyler uğulduyor, bir boşluk...Her şey değişse diyorum, gidenler geri gelse, uzaklar yakın olsa, umut hi&ccedil; bitmese, ben başka biri olsam, yada hi&ccedil; olmasam...]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/-/5849868</guid>
        </item>
        <item>
            <title></title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/-/4871961</link>
            <description><![CDATA[<strong>&nbsp;</strong><p><strong>hep birşeyler&nbsp;sonlanıp yenileri başlıyor ve daha fazlası<br />b&uuml;y&uuml;k şeyler hayal edilirde yaşanmaz nedense...<br /><br />biz "zor" a uyanalım yine...<br /><br />m&uuml;ziğin akışında g&uuml;zellik, sevgilinin g&ouml;zlerinde, <br />...yani yaşam g&uuml;zel ..</strong></p><b>ama zor da aynı zamanda,<br /><b>zaten b&uuml;t&uuml;n g&uuml;zellikler sanki "zor" un arkasına sığınmış gibi <br />ve<b>&nbsp;onunla harmanlanmış <br /><b>zorun rol&uuml; işte, bizimkinde biraz fazla galiba...<br /><br /><br /><br /><br /><br /></b></b></b></b>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/-/4871961</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Unutulabilir... (mi)?</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/unutulabilir-mi/4540518</link>
            <description><![CDATA[<p><strong>Her şey unutulabilir...(mi) ?<br />Hani yollardan ge&ccedil;tim ya, derin izler bırakan. Yalandan da olsa, unutulabilir mi ge&ccedil;tiğim&nbsp;yollar? <br />Sevgiler yaşadım ya hani, yalnız kendimle bile olsa. Unutulabilir mi?<br />Sonra hep bekledim ya, uzun uzun. Unutulabilirmi yalnız beklemelerim.<br />Unutulabilir mi g&ouml;zlerin? İ&ccedil;imdeki u&ccedil;suz bucaksız uzaklık unutulabilir mi? <br />Ya i&ccedil;inden ge&ccedil;tiğim bu k&ouml;t&uuml; zaman, unutulabilir mi..?<br />Her şey unutulabilir...<br />Ve aslında en &ccedil;ok unutmak istediklerimizi unutamayız ki.&nbsp;<br />Artık umutta,&nbsp;&nbsp;unutmayı istemek te&nbsp;yetmiyor kimseye...<br />...<br />&Ouml;zg&uuml;r, Aras, Munzur, Serdem, Berivan, Rojhat, Serhat,&nbsp;umut &ccedil;i&ccedil;ekleri...Unutulabilir mi?<br />Her şey aklımda...</strong></p>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/unutulabilir-mi/4540518</guid>
        </item>
        <item>
            <title>*?/&amp;%+^&amp;#39;!</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/-/4101984</link>
            <description><![CDATA[<strong>K&ouml;relten, bıktıran, yalnızlaştıran, yazmayı bile gereksizleştiren zaman, mekan yanılsaması. Neden yanılsama diyorum ki,&nbsp;ger&ccedil;ek...<br />Fotoğraf neden bu kadar dikkatimi &ccedil;ekti, yada bakınca ne hissettim, hi&ccedil;&ccedil;&ccedil; işte &ouml;ylesine...<img border="0" src="http://www.blogcu.com/kaynak/img/blogcontent/smilie/question.gif" alt="Soru" title="Soru" /><br /><br />Bağırsam, g&ouml;ğ&uuml;n&nbsp;ve yerin en u&ccedil; noktasına.<br />Zor az bir tanım, k&ouml;t&uuml; yetersiz.</strong><strong><br />bir başına ge&ccedil;(m)iyor&nbsp;ki zaman, y&uuml;rek dağların sesine uzak. &ouml;zlem...d&uuml;ş kurarsında bu karanlıktan kurtulamazsın.<br />&nbsp;&nbsp;<br /></strong><strong>Buralarda g&uuml;n k&uuml;l gibi, tozlu, &ccedil;i&ccedil;ekler kokmuyor. ve mutluluk,&nbsp;uzak bir d&ouml;n&uuml;şten dışarıyı izleyebilmekmiş.</strong> <br /><strong>Kar hi&ccedil; yağmayacak gibi... kar yağsa, yeni yıl gelse, bu k&ouml;t&uuml; d&uuml;şten uyansam...</strong><br /><br /><img border="0" src="http://img2.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/12218377707.jpg" /><br /><br /><br /><br /><br /><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/-/4101984</guid>
        </item>
        <item>
            <title>...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/-/3796898</link>
            <description><![CDATA[<p>Yine karamsarlığımı salıyorum geceye.</p><p>Zamanın ağırlaştığı yanılsamadayım.<br />Sorular renksiz, &ccedil;ığlıklar korkak.</p><p>Meydan okuyamıyorum, </p><p>Kırılan, inan&ccedil; kırıntıları belki de.</p><p>S&ouml;yleyeceklerimin ardı arkası kesilmiyor, ama susabilirim&hellip;</p><p>Susabilirim, susunca biter belki. </p><p>Kayıp giden ellerinle, </p><p>Tutma, bitsin&hellip;</p><p>Uzak ayrılıklar, dirilmez aşklar zamanına y&uuml;r&uuml;yorum&hellip;</p><p>Umudun kıyısına şimdilik hayal kırıklıklarımı bırakıyorum. Ne kadar dayanma g&uuml;c&uuml;m varsa &ccedil;antama yerleştirmeliyim... </p>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/-/3796898</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Mavi Köprü-Dersim</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/mavi-kopru-dersim/3773953</link>
            <description><![CDATA[<img border="0" width="433" src="http://img2.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/goruntu006.jpg" height="452" /><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/mavi-kopru-dersim/3773953</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Boşuna</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/bosuna/3766144</link>
            <description><![CDATA[Sen yoksun.........<br />Boşuna yağıyor yağmur...<br />Birlikte ıslanmayacağız ki.....<br />Boşuna bu nehir......<br />&Ccedil;ırpınıp pırpırlanması.....<br />Kıyısında oturup g&ouml;remeyeceğiz ki...<br />Uzar uzar gider..<br />Boşuna yorulur yollar..<br />Birlikte y&uuml;r&uuml;yemiyeceğiz ki..<br />&Ouml;zlemlerde ayrılıklar da boşuna<br />&Ouml;yle uzaklardayız..<br />Birlikte ağlayamayacağız ki<br />Seviyorum seni boşuna..<br />Boşuna yaşıyorum<br />Yaşamı B&ouml;l&uuml;şemiyeceğiz ki ...<br /><br /><strong>(Aziz Nesin) <br /></strong><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/bosuna/3766144</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Bingöl-Gök Kuşağı</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/bingol-gok-kusagi/3759577</link>
            <description><![CDATA[<img border="0" width="494" src="http://img2.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/1214822193gok.k.jpg" height="479" /><br />]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/bingol-gok-kusagi/3759577</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Yüksek sesle söyleyemediklerim&amp;#8230;</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/yuksek-sesle-soyleyemediklerim/3753058</link>
            <description><![CDATA[<p><br />Aşk i&ccedil;i boş bir kavram. Hem de b&uuml;t&uuml;n b&uuml;y&uuml;l&uuml; kelimelerin sığabileceği bir boşluk...Anlatmalı, emek vermeli. Ama artık kimseler ger&ccedil;ekten sev (e) mi yor.</p><p>Uzun kalmalardan ve uzak gitmelerden aldım kendimi. </p><p>Nedir bu eksiklik duygusu ve neden?</p><p>Ellerim ve ayaklarım simsiyah. Gidememenin siyahlığı, y&ouml;n karmaşası beklide, ya da o u&ccedil;suz bucaksız boşluk...</p><p>Zıtlıklar giderek azalıyor. Daha az siyah, daha az sevgi, daha az korku, daha az kuşku, evet daha azım, azalıyorum...</p><p>Zor ve artık katlanılmaz bir yoldayım. Kayboluyor b&uuml;t&uuml;n g&uuml;zellikler.</p><p>Ağlayan g&ouml;zlerim yok ama i&ccedil;imden bir şeyler kayıp gidiyor. Konuşamıyorum, d&uuml;ş&uuml;nemiyorum, uzaklaşıyorum. Herkes ve her şey unutulacak...</p><p>Bağışlanmaz ne yaptım ki? </p><p>Yine de biraz anılardan kurutsam diyorum bazen; bir par&ccedil;a sabah, bir g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;ş, bir farklı ses.Sonra mavi bir şiir olsam, &ouml;zg&uuml;r bir paylaşım, duygusal bir akış, b&uuml;t&uuml;n g&uuml;zel anlara...</p><p>Unutma beni ey soylu yalnızlık...</p>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/yuksek-sesle-soyleyemediklerim/3753058</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Newroz...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/newroz/3224389</link>
            <description><![CDATA[<P><IMG src="http://img1.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/199_20cizre_cocuklar.jpg" border=0></P>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/newroz/3224389</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Newroz</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/newroz/3216452</link>
            <description><![CDATA[<P><IMG src="http://img1.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/newroz_1.jpg" border=0></P>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/newroz/3216452</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Newroz Piroz Be&amp;#8230;</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/newroz-piroz-be/3206710</link>
            <description><![CDATA[<P class=MsoNormal><STRONG>&#8220;Dünyayı yenecek gücümüz de olsa hiç kimseye saldırmayacağız ancak bütün dünya birleşip üzerimize gelse de demokratik haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221;</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG></STRONG>&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal><STRONG>"Dicle ve Munzur akar suya,</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Topraktaki güne duran tomurcuklara, </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Bezenir sarıya, kırmızıya,yeşile,</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Umut dolu günlere</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz Piroz be..."</STRONG></P>
<P class=MsoNormal>&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz, nu-roj yani yeni gün anlamına geliyor.</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz&#8217; un Sümerler den beri kutlandığı biliniyor. Bundan 2620 yıl önce Demirci Kawa öncülüğündeki isyanla Asur kralı Dehaq&#8217;ın köleci sistemine son veriliyor. Bu anlamda yıkma, yeniden inşa anlamına gelen Newroz&#8217; u, &#8220;Kürt tarihinin başlangıcı&#8221; olarak kabul edebiliriz. </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Birçok halk için önemli bir gün olan Newroz Kürt halkı için özgürlük ve direniş günü anlamındadır.&nbsp; Özellikle 80&#8217;li yıllardan sonra Özgürlük mücadelesiyle birlikte serhıldanlara dönüşen Newroz geleneği asimile edilmeye çalışılmışsa da bunda başarılı olunamamıştır. Bu uğurda birçok bedel de ödenmiş, Çağdaş Kawa Mazlum Doğan, Zekiye ve Beritanlar la meşaleleşip, arınan, direnen, güzelleşen insan gerçeğinde ifadesini bulmuştur. Çağdaş Kawa mazlum Doğan&#8217;ın örsü aslında birçok şeyi paramparça etmiş ve yaktığı üç kibrit çöpüyle umudun kapısını aralamıştır.</STRONG>&nbsp;Üç kibrit çöpü ; biri sevgi, biri umut ve özgürlük...</P>
<P class=MsoNormal>&nbsp;&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Ve Newroz her zamanki coşkusuyla, heyecanıyla geldi. </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz kokuyor toprak, rüzgâr Newroz taşıyor her yöne&#8230; </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Direnişi yaratan Newroz, baharı müjdeleyen Newroz&#8230; </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Güzel düşlerle yaşıyoruz Newroz&#8217;u,</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Baharla, çiçekle, umutla &#8230; </STRONG></P>
<P class=MsoNormal>&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal><STRONG></STRONG><STRONG>Bir haykırıştır Newroz, Adalara dağlara ulaşan&#8230;</STRONG>&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz birliktir, güvendir, eylemdir.</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz zulme ve inkâra karşı direniş günüdür.</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz dağlardan kopup yeryüzünü kuşanan özgürlük inancıdır. </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz kimlik, Newroz kendini tanıma, Newroz kendi renklerinin farkına varmaktır. </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz ateşi direniş ve özgürlüğün ateşidir. </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Haydi, Newroz ateşiyle arınmaya, güzelleşmeye, sevmeye gidelim&#8230;</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG></STRONG>&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Nice Newroz&#8217;lu günlere&#8230;</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Yaşasın Direniş bayramı Newroz</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz Piroz be, </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz&#8217; i Şima Piroz Bibo, </STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Newroz Kutlu Olsun&#8230;</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG>Sevgiyle, özlemle, bağlılıkla, inançla Güneşimizle birlikte nice özgür Newrozlar umut ediyorum&#8230;</STRONG></P>
<P class=MsoNormal><STRONG></STRONG>&nbsp;</P>
<P class=MsoNormal>(Zeki Erinç Van' da ve İkbal Yaşar Hakkari'de Newrozlaştı...)*<STRONG>*Açın hadi açın Cennetin (barışın, sevginin, özgürlüğün) kapılarını Newroz&#8217;un çocukları geliyor&#8230;</STRONG></P>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/newroz-piroz-be/3206710</guid>
        </item>
        <item>
            <title>farkında olmak...</title>
            <link>http://serhattamara.blogcu.com/farkinda-olmak/3132537</link>
            <description><![CDATA[<P><IMG src="http://img1.blogcu.com/images/s/e/r/serhattamara/lute1.jpg" border=0></P>]]></description>
            <author>Serhat Tamara</author>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2009 15:56:03 +0100</pubDate>
            <guid>http://serhattamara.blogcu.com/farkinda-olmak/3132537</guid>
        </item>
    </channel>
</rss>
