...
2/11/2009 ·
Yorum (9) Yorum yaz!
Aşk...
31/10/2009 ·
Aşk…?
Aşk-Öfke-boşluk…
Öfken dinsin ki yazılanı anlayabil yoksa her söylediğim başkalaşır ve en olmadık şeye dönüşür.
Bir boşluk oluştu gözlerimde, ne söylense inanacaktım… İnandım.
Kelimeleri, uğultuları, karanlığı, suyu, rüzgârı, sarhoşluğu, bir ömre yetecek yalanları bile. Yani her şeyi dinledim ve herkesi.
Aslında aşkı, inancı dinlemek istedim, ama her yer görüntü ve görüntünün ötesindeki başka görüntüler, bir çeşit yalan yani. Bu çağda, bu kadar görüntü odaklıyken her şey güvenmek, yakınlaşmak ve aşık olmak…
Ama bu görüntüler bana şunu öğretti; öyle gerçekler var ki her şeyi anlatırken bile sır kalmalı…
İçi kartlaşmış insanlar tanıdım, yalancı, her kötülüğü yapabilecek, varla-yok arası insanlar. Bilmek istemediği şeyleri bilince insan, ruhu inciniyor, öyle güvensiz öyle yalnız hissediyor ki kendini, bilmek, görmek, duymak istemiyor artık ruhum. Ve bir şeyin başlangıcı başka bir şeyin sonu “basitliğinde”. Başlangıç ve son… Yalan… Yalnızlık ve papatyalar…Aşk…
Aşk…?
İstanbul’a veda edemeden bir parçamı bırakmaktı.
Varlığının bir parçası olarak kabullenmekti gözlerini.
Her göz görmez, her kulak duymaz, her ten dokunamaz aşka. Görmek, duymak, dokunmaktır aşk…
Aşk…?
Aşk aslında onun mutlu olmasını istemektir.
Aşk, hakkında çok şey bilme(me)k, konuşma(ma)k, yazma(ma)k tır, ama asıl olan onu bulmak, yaşamaktır(zor olsa da).
Hangi sınır aşka dayanabilmiş ki denir ve hangi ayrıntı fark edilebilir ki âşık olunca. Ve aşk aslında fark etmektir.
Aşk…?
İnsanı değiştirir tüm hallerinden, çünkü aşktır insanı cesur kılan.
Her rengi onunla görmek, her tadı onunla bulmak, her güzelliği onunla yaşama isteğidir aşk.
Ve ne kadar yalan söyler inkâr eder sekte, onun hakkında ileri geri konuşursak ta, en derinlerde bir yerimiz de muhtacızdır aşka.
Aşk…?
Aşk; inancı, acıyı, gülmeyi,ihaneti, güveni, hüznü bilmektir. Yalanı da bilmektir aşk çünkü her şeye sahip olmak ister… aşk… İnsanın kendisine rağmen oluşan şey…aşk… hem en doğru hem en yanlış. Zor, çelişkili. Ve aşkın olduğu yerde er ya da geç ayrılık vardır…
Aşk…?
Aşk kendini gizlese de biz ona gitmeyi deneyelim, belki o zaman kabuğumuzu kırıp ışığı-güzeli gören gözlerimiz olur, dil hükmünü yitirirmiş çünkü. Ne olursa olsun, bütün kapılar kapansa bile, her şey bize yüz çevirse zor her an yanı başımızda olsa bile umudumuzu kaybetmeyelim, çünkü açılacaktır her dem ruhumuza yeni bir kapı. Ve çünkü aşk insanın kendi içine yolculuğudur aslında. Ve aşk değiştirir, her şeyi… Bildiğimiz her şeyi, duyduğumuz, tattığımız her şeyi…
Hayatımızda her zaman aşk olması dileği ile…
Yorum (16) Yorum yaz!
...
31/10/2009 ·
Yorum (5) Yorum yaz!
bağlanmayacaksın...
18/10/2009 ·
BAĞLANMAYACAKSIN
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
Can Yücel
Yorum (7) Yorum yaz!
Çewlik...
23/7/2009 ·
Yorum (1) Yorum yaz!
...
23/7/2009 ·
" Kuşku inancın ikiz kardeşidir. ve olduğunu bilmeyecek kadar yalnız bir acıdır. Kuşku; mutsuz ve deli bir buluntudur ve onu doğuran öz anası bile onu bulup sarıldığında korkuyla geriler. Çünkü kuşku kendi yaraları iyileşip sağalıncaya dek gerçegi bilmeyecektir.
Halil Cibran
"Yalanla kurtulacağına hakikatle yok olması yeğdir dünyanın..."
İnsanın kalbi kırılınca gerçekten, inancı da azalıyor sevgi(li)ye. Başka bir cevabı olmasa da adına özlem deyip yanıldığını sanıyor insan. Ve zamanla tatsız, yarım kalmış bir masal gibi bakıyor geçmişe.
Anılar gibi sevgi de solgunlaşır mı? Görülen, duyulan, dokunulan, hissedilen herşey solgunlaşır mı? Yoksa yalnızlığın başka bir biçimi mi bu?
Geçmişin de geleceğin de yalnız olduğunu ama bir şeylerin içimizden hiç gitmeyeceğini biliyorum artık.
İçinden geçtiğimiz zamanın gerçeği; bizim asla sahip olamayacağımız aşklar var. Eski, geçmiş, kaybolmuş insanların aşkları, eski kalplerin, yalansız kalplerin aşkları...
Bir noktadan sonra insanlar barışamıyor hiç bir şeyle, çünkü araya giren zaman ve mekan farklığı ayrılık olmaktan çıkıp her şeyi ağır ağır yabancılaştırıyor.
Kalbim gizliden gizliye söz vermiş gibi, ne yapsam ne yana dönsem aynı yüz. İçimde halen bir şeyler uğulduyor, bir boşluk...Her şey değişse diyorum, gidenler geri gelse, uzaklar yakın olsa, umut hiç bitmese, ben başka biri olsam, yada hiç olmasam...
Yorum (5) Yorum yaz!
2/2/2009 ·
hep birşeyler sonlanıp yenileri başlıyor ve daha fazlası
büyük şeyler hayal edilirde yaşanmaz nedense...
biz "zor" a uyanalım yine...
müziğin akışında güzellik, sevgilinin gözlerinde,
...yani yaşam güzel ..
zaten bütün güzellikler sanki "zor" un arkasına sığınmış gibi
ve onunla harmanlanmış
zorun rolü işte, bizimkinde biraz fazla galiba...
Yorum (4) Yorum yaz!
Unutulabilir... (mi)?
6/12/2008 ·
Her şey unutulabilir...(mi) ?
Hani yollardan geçtim ya, derin izler bırakan. Yalandan da olsa, unutulabilir mi geçtiğim yollar?
Sevgiler yaşadım ya hani, yalnız kendimle bile olsa. Unutulabilir mi?
Sonra hep bekledim ya, uzun uzun. Unutulabilirmi yalnız beklemelerim.
Unutulabilir mi gözlerin? İçimdeki uçsuz bucaksız uzaklık unutulabilir mi?
Ya içinden geçtiğim bu kötü zaman, unutulabilir mi..?
Her şey unutulabilir...
Ve aslında en çok unutmak istediklerimizi unutamayız ki.
Artık umutta, unutmayı istemek te yetmiyor kimseye...
...
Özgür, Aras, Munzur, Serdem, Berivan, Rojhat, Serhat, umut çiçekleri...Unutulabilir mi?
Her şey aklımda...
Yorum (4) Yorum yaz!
*?/&%+^'!
19/9/2008 ·
Körelten, bıktıran, yalnızlaştıran, yazmayı bile gereksizleştiren zaman, mekan yanılsaması. Neden yanılsama diyorum ki, gerçek...
Fotoğraf neden bu kadar dikkatimi çekti, yada bakınca ne hissettim, hiççç işte öylesine...
Bağırsam, göğün ve yerin en uç noktasına.
Zor az bir tanım, kötü yetersiz.
bir başına geç(m)iyor ki zaman, yürek dağların sesine uzak. özlem...düş kurarsında bu karanlıktan kurtulamazsın.
Buralarda gün kül gibi, tozlu, çiçekler kokmuyor. ve mutluluk, uzak bir dönüşten dışarıyı izleyebilmekmiş.
Kar hiç yağmayacak gibi... kar yağsa, yeni yıl gelse, bu kötü düşten uyansam...
Yorum (2) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »


